İş Dünyası Mücbir Uzatma Bekliyor

Pandemi sonrasında işletmelerin nefes alabilmesi için çıkartılan ‘mücbir sebep uygulaması’ yarın sona eriyor. 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olacak bir sistem henüz yok. Ancak firmalar acilen süre uzatımı ya da yeni sistem getirilmesi gerektiğini söylüyorlar.
COVID-19 salgınından olumsuz etkilenen sektörler ile İçişleri Bakanlığı tarafından faaliyeti durdurulan sektörlerin, kamuya olan yükümlülüklerini belirli süre erteleyen Mücbir Sebep uygulaması yarın sona eriyor. Özellikle sınırlı sayıda sektör için bu avantajın sağlanması, kapsama dahil olmayan sektörlerin yoğun tepkisine sebep olurken, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın şu ana kadar süre uzatımı veya kapsamın genişletilmesi yönünde bir eğilimi olmadığı bildiriliyor.

Geçmiş dönemlerde Maliye Bakanlığı bünyesinde üst düzey görevlerde bulunmuş uzmanlar, piyasalarda mücbir sebep durumunun halen ortadan kalkmadığı için, bu aşamada getirilecek beyanname ve ödeme yükümlülüğünün kamuya yarar sağlamayacağını kaydettiler. Uzmanlar, mevcut mücbir sebep kapsamındaki sektörlerin genişletilerek, genel bir ekonomik mücbir sebep ilan edilmesini önerdiler.

Hazine ve Maliye Bakanlığı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun verdiği yetkiye dayanarak; otomotiv, perakende, konaklama dahil 20’ye yakın sektör yanı sıra İçişleri Bakanlığı tarafından faaliyeti durdurulan işyerlerini 1 Nisan-30 Haziran tarihleriyle sınırlı olmak üzere mücbir sebep kapsamına dahil etmişti. Bu sektörlerin beyanname verme ve ödeme yükümlülükleri, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ertelenmişti.

Ciddi durgunluk var, vergi yükümlülüğünü yerine getirmek zor

Özdebir: Firmalar ödeme güçlüğü çeker süre uzatımı fırsat tanır

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, mücbir sebep kapsamının sınırlı tutulmasının birçok firmayı olumsuz etkilediğini bildirdi.

Mayıs ayında işlerin biraz düzelir gibi olduğunu belirten Özdebir, “Mücbir sebep kapsamında ertelenen yükümlülüklerin ödemeleri yılın son çeyreğine kalmış durumda. Cari dönem borçlarıyla üst üste gelen ödemeler firmaları sıkıntıya sokacak” dedi. Özdebir, yükümlülüklerin süresi uzatılarak yapılandırılması suretiyle firmaların birikim yapmasına olanak sağlanmasını kaydetti.

Kamuya olan borçların yapılandırılmasıyla ilgili tartışmalara da değinen Özdebir, bugüne kadar gerçekleştirilen yapılandırmaların hep Maliye’nin ihtiyacı olduğu dönemlerde yapıldığını belirterek, “Yani firmaların değil devletin daha çok ihtiyacı olduğu dönemlerde yapıldı. Aslında büyümenin en az yüzde 4’ün üzerinde olduğu dönemde yapılmalı ki yapılandırmalar ödenebilsin. Piyasanın dibe vurduğu dönemde yapılınca sürdürülebilirliğe katkı sağlamıyor” diye konuştu.

Altaş: Kısa çalışma da mücbir sebep de devam etmeli

Alışveriş Yatırımcıları Derneği Başkanı Hüseyin Altaş, özellikle en büyük iş ortakları olan perakende sektörü için mücbir sebebin devamının çok önemli olduğunu kaydetti. Altaş, “Kısa çalışma ödeneğinin devam etmesini istiyoruz. Perakendecinin bundan yaralanması lazım. İşler hala uygun değil. Tam karşılayamıyorlar. Ciro 80’in geçince karlılığa geçiyorlardı. Kısa çalışma ödeneği en azından 3 ay daha devam etmeli” dedi.

Sezer: Kapsam genişletilerek yeniden dizayn edilmeli

Güncel Grup Yönetim Kurulu Başkanı YMM Yılmaz Sezer, mücbir sebep koşullarının halen değişmediğini belirterek, sistemin kapsamı genişletilerek yeniden devreye alınması gerektiğini söyledi.

Yeni normal dönemiyle birlikte bazı işletmelerin açıldığını ancak sokağa çıkma yasağında bile uygulanmayan maske takma zorunluluğu getirildiğine vurgu yapan Sezer, “Doğal olarak toplumda bir tedirginlik hakim. AVM’ler, berberler, lokantalara kimse halen gitmiyor. Hatta hastanelere bile giden yok. Faiz indirimi ve taksit sayısındaki artış, ertelenen talebi biraz canlandırdı. Bunlar da inşaat, beyaz eşya ve otomotiv gibi sınırlı sayıda sektöre yaradı. Dolayısıyla şimdi beyanname ve ödeme zorunluluğu başlasa bile tahsilat pek mümkün değil” diye konuştu.

Karyağdı: Erteleme yetmez doğrudan nakit desteği lazım

Daha önce Gelir İdaresi Başkanlığı’nda üst düzey görevlerde bulunan Yeni Ekonomi Danışmanlık AŞ kurucu ortaklarından Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Eski Daire Başkanı Nazmi Karyağdı, piyasaların ciddi olarak durgunluk yaşadığı bir dönemde vergi yükümlülüğünü yerine getirmenin çok zor olduğunu bildirdi. Sokağa çıkma yasağının bitmesine rağmen, piyasalarda nakit sıkışıklığının halen devam ettiğinin altını çizen Nazmi Karyağdı, “Mali müşavirler bile kapsama girmemişti, şimdi mali müşavirler mükelleften para istediğinde, ‘iş yapmıyoruz ki para ödeyelim’ cevabını alıyor” dedi.

Bu koşullar altında yılın son çeyreğine kadar mali açıdan gelir beklemenin anlamı olmadığını ifade eden Karyağdı, “Piyasalara sağlanan nakit desteğinin alışverişe döndüğü sektörler dışında işler iyi değil. Şu ana kadar hep borçlanma yoluyla sorunun üzerine gidildi. Bana kalırsa erteleme de tek başına yeterli olmaz, nakit yardıma ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.

Saygılıoğlu: Esas sorun yılın son çeyreğinde yaşanacak

Maliye Bakanlığı’nda bir dönem Gelirler Genel Müdürlüğü yapan gazetemiz yazarlarından Prof. Dr. Nevzat Saygılıoğlu, bu aşamada ekonomi yönetiminin mücbir sebep halinin uzatmasını beklemediğini söyledi. Saygılıoğlu, sistem kurulurken TOBB üyeleri başta olmak üzere kapsama yönelik ciddi eleştiriler olduğunu hatırlatarak, “Kapsama giren sektörlerin açıklandığı pozitif liste yerine sadece girmeyecek sektörleri belirleyip negatif listeyle kapsam daha geniş tutulabilirdi” dedi. Kamuya olan yükümlülüklerin ekim, kasım ve aralık aylarına ertelendiğini dile getiren Nevzat Saygılıoğlu, “Esas sorun yılın son çeyreğinde yaşanacak, sorun kartopu gibi ertelendi” diye konuştu.

Pandemi döneminde, kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin desteği yerine işletmelere doğrudan gelir veya kira desteği sağlanmasının daha etkili sonuç doğuracağını aktaran Saygılıoğlu, “Devlet borç ötelemesi yaptı, kamu bankalarını devreye sokarak nakit desteği sağladı. Yani bir anlamda kamu bankalarını taşeron olarak kullandı.

Genç: Kiraların ödenmesi için hayati önem taşıyor

1 Temmuz itibari ile açılabileceği yönünde karar verilen sinema salonları da mücbir sebepten faydalanan sektörlerden biri. Ancak sektörde çoğu sinema salonu açılışlarını eylüle kadar erteledi. Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği (SİSAY) Genel Sekreteri Fevzi Genç ise şunları söyledi: “Bizim için kritik bir konu mücbir sebep. Bakanlık ile görüşmemizde de gündeme getirdik. Sinemalar açılsın ama mücbir sebep de devam etsin dedik. Bu şartlar altında açılamayacak sinema salonları da var. AVM’ler çok acımasız. Zaten çok düşük bir sezonda açılma kararı verildi. Marttan bu yana mücbir sebep sayesinde sektör rahatlamıştı. Kiralar en büyük giderimiz. Mücbir sebebin devam etmesi bizim için hayati önem taşıyor.”

Öncel: İstihdamı korumak için destekler devam etmeli

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, sektör olarak satışlarda pandemi öncesine göre hala çok geride kaldıklarını, üstelik geçen yıla göre hem maliyetlerin yüzde 20 arttığını, hem de sezona indirim yaparak başlamak zorunda kaldıklarını söyledi. Bu kapsamda faaliyetlerine devam edebilmek ve istihdamı korumak için desteklerin devam etmesi gerektiğini söyleyen Öncel, “İstihdamı korumak istiyoruz. Ama bu şartlarda çok zorlanıyoruz. İşsizlik ödeneğinin uzatılması gerekiyor. Ayrıca SSK muhtasarda da yılsonuna kadar kolaylık sağlanmalı” dedi.

Eresin: 3 ay daha uzatılmalı

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin de şöyle konuştu: “Sektör olarak pandeminin başladığı Mart ayına göre herhangi bir pozitif yönde değişim izleyemedik. ‘Mücbir sebep’ düzenlemesinin hayata geçtiği dönemle günümüz şartları arasında herhangi bir fark görülmemekle birlikte şartlar daha da ağırlaşıyor. Bu nedenle uygulamanın üç ay daha uzatılması yerinde olacaktır. Konuyla ilgili olarak yaklaşık iki haftadır yetkili Bakanlıklarla temaslarımızı da sürdürüyoruz. Kısa çalışma ödeneğinin uzatılamaması halinde turizm sektörü özellikle konaklama çok zorda kalacak ve yetişmiş işgücünü maalesef muhafaza edebilecek gücünü kaybedecek, biz turizm sektöründe toparlanmanın 2021 ilk yarıdan önce olabileceğini düşünmüyoruz maalesef.”

Kaynak: AA
Ventur Gumruk Musavirligi Tarafından Derlenmistir.

E-Mail ile Paylaş

e-mail ile paylaşımınız başarıyla tamamlanmıştır.

Diğer Haberler


AYDINLATMA VE RIZA METNİ

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca, VENTUR GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ ve DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. (“Şirket”) tarafından veri sahiplerinden temin edilen kişisel verilerin ve özel nitelikli kişisel verilerin, işlenmesine ilişkin usul ve esaslara ilişkin olarak işe alım görüşmeleri esnasında veri sahiplerinin aydınlatılması ve aşağıda kapsam ve amaçlarla verilerin işlenmesine ilişkin rızalarının temini amacı ile düzenlenmiştir.

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nde kullanılan; “kişisel veri” kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye (Çalışan Adayı’na) ilişkin her türlü bilgiyi, “kişisel verilerin işlenmesi” kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, “özel nitelikli kişisel veri” kişinin (Çalışan Adayı’nın) ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verilerini, ifade eder.

a) Veri Sorumlusu Hakkında Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun kapsamında aşağıda belirtilen kapsam ve amaçlar ile Şirket tarafından işlenebilecektir. Kanun kapsamında Şirket veri sorumlusu olarak kabul edilmektedir.

b) Kişisel Verilerinizin İşlenme Amaçları Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5 ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin şartlara uygun olarak işlenmektedir. Kişisel verilerinizin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerinizin işlenmesi amaçları tahdidi olmamak üzere: Şirket’in ve/veya grup şirketlerinin, bağlı şirketlerinin insan kaynakları politikalarının ve operasyonlarının yürütülmesi, insan kaynakları politikalarına uygun şekilde açık pozisyonlara uygun personel teminidir.

c) Kişisel Verilerinizin Aktarılması Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, yukarıda b) bendinde belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi ile sınırlı olmak üzere, Şirket’in grup şirketlerine, bağlı şirketlerine, hissedarlarına, iş ortaklarına, Kanun’un 8. ve 9. maddelerinde belirtilen şartlara uygun olarak aktarılabilecek ve aktarım yapılan bu kuruluşlar tarafından da verileriniz işlenebilecektir.

d) Kişisel Veri Toplamanın Yöntemi ve Hukuki Sebebi Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, bu formun veri sahibi olarak tarafınızca doldurulması ve/veya Şirketimize herhangi bir kanaldan iş başvurusu yapmanız halinde ilettiğiniz bilgi ve belgeler yoluyla toplanmaktadır. Yukarıda belirtilen hukuki sebeplerle toplanan kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında bu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin b) ve c)bentlerine tabi olarak işlenebilmekte ve aktarılabilmektedir.

e) Kişisel Veri Sahibinin Kanun’un 11. maddesinde Sayılan Hakları Kanun’un 11. maddesi uyarınca veri sahipleri,
• Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
• Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
• Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme
haklarına sahiptir.

Kişisel verilerimin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafınızla paylaşmış olduğum, özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerimin işbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin imza tarihinden itibaren 5 (beş) yıl süre ile Şirket tarafından kurulan ortak veri tabanında, Şirket ve/veya Şirket tarafından tayin edilen veri işleyen tarafından tutulabileceğini, işlenebileceğini, kullanılabileceğini, aktarılabileceğini, aktarım yapılan kişi/kurumlar tarafından da işlenebileceğini, veri sahibi olarak haklarım konusunda, Kanun’un 11. maddesi kapsamında eksiksiz bir şekilde bilgilendirilmiş olduğumu kabul, beyan ve taahhüt ederim.